Mağazadaki Fire Sayısını Usulsüz Olarak Düşüren İşçinin Kıdem Tazminatı Hakkı Var mıdır

Paylaş

Mağaza personelinden de para toplamak suretiyle fire ürün satın alarak fire sayısını düşürmek isteyen işçinin, davalı şirket tarafından iş akdinin feshinden sonra açmış olduğu dava sonucunda son karar merci olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu 2017/15415 E. ve 2020/1782 K. sayılı kararı aşağıdaki gibidir.

KARAR:

Dosya içeriğine göre mağaza sorumulusu olan davacının davalı işyerinde 17.11.2009 tarihinde işe başladığı, davalı şirketin mağaza sayımlarında fire ürün sayısının şirketçe belirlenen miktardan az çıkması halinde mağaza sorumlusu olarak görev yapan personele prim adı altında belirlenen miktarda ödeme yapıldığı somut olayda ise; davacının iş akdinin fire ürünleri kasadan geçirerek parasını ödemesi ve fire oranını düşük göstermeye çalışması ve yine personeldende para almak suretiyle ürün alması bu şekilde hem magazayı başarılı göstermek hemde prim alma amacı taşıdığı doğruluk ve dürüstlük ilkesine aykırı davrandığı gerekçesi ile fesih yapılmıştır.

Şirket tarafından yapılan soruşturma sırasında; Savunmaları alınan magaza çalışanları Ö.K verdiği ifadesinde; 152.58 TL civarında almadığı ürünleri kasadan geçtiğini, kendi postundan fireye düşen ürünleri davacının isteği üzerine geçtiği ve ödediğini, magaza çalışanı T.Ö. verdiği yazılı savunmasında; fire bölümüne yazılan ürünlerin atılması gerekirken atılmadan kasadan davacı tarafından geçirildiğini gördüğünü ve 23.11.2014 tarihinde davacının kendisinden de 200 TL nakit para aldığı envanter gününden sonra tekrar para talep ettiğini ancak veremeyeceğini beyan ettiği, 08.12.2014 tarihli savunma talep yazısı başlıklı belgede davacıdan; 15.11.2014-27.11.2014 tarihleri arasında fire ürünlerin geçtiğinin görüldüğü daha önce uyarıldığı, genelge yayınlandığı halde aynı olayı tekrarladığı gerekçesi ile savunma talep edildiği, davacının ise 08.12.2014 tarihinde verdiği savunmasında “ihtiyacı olan ürünleri satın alıp ödemesini yaptığı , haricinde başka bir ürün ödemesi yapmadığı” şeklinde beyanda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Yine 08.12.2014 tarihli savunma talep yazısında; mağaza ziyareti sırasında envanter kontrol listesi incelendiğinde 03.11.2014 tarihinde yazılan 3 adet kuzu kuşbaşı, 15.11.2014 tarihinde iki meyveli yoğurt, bir adet tekli meyveli yoğurt, 27.11.2014 tarihinde pepsi, toz şeker ürünlerinin fireye yazıldığı halde davacının kasasından satışı yapıldığı gerekçesi ile davacıdan savunma talep edildiği, davacının ise 08.12.2014 tarihinde verdiği savunmasında “tespitlerdeki ürünlerden içerik yapısı değişmeyen patlak olan ürünler, bedeli ödenerek satın alınmıştır” şeklinde beyanda bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmıştır.

Davacının yukarıda açıklanan şekilde davranarak fire sayısını azaltarak envanter sayımında fire miktarının düşük çıkmasını ve işverence verilen envanter priminden faydalanmasını amaçladığı, mağaza sorumlusu olan davacının iş akdinin bu davranışları ile güveni sarstığından 4857 sayılı Yasa’nın 25/II-e maddesi uyarınca haklı nedene dayalı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. İşverenin güveninin kötüye kullanıldığı bu gibi durumlarda, işçinin sağladığı ekonomik yararın azlığı ve çokluğu fesih nedeninin oluşmasında etkili değildir. Önemli olan husus işverenin çalışanına karşı olan güvenini yitirmesi olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Somut uyuşmazlıkta davacının fesih sebebi yapılan davranışları 4857 sayılı Yasa’nın 25/II maddesi kapsamında kalmakta olup işverenin güvenini kötüye kullanma niteliğindedir. Bu durumda işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin yerinde görülmeyen yazılı gerekçesi ile tazminat taleplerinin kabulüne karar vermesi bozmayı gerektirmiştir.

Mesaj Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


*